Yüklemi Olmayan Cümle Nedir?
Kayseri’nin dar, taşlı sokaklarında yürürken, adımlarımın arasında kaybolan zamanla bir farkındalık duygusu sarmaya başladı. Yavaşça ilerlerken, başımda dönen düşünceler birden kafamı doldurdu; işte, hayatın anlamını en derin şekilde hissettiğim anlardan biri bu olmalıydı. Hangi birini önce düşündüğümü bilmiyorum ama bir şey kesin: Bu şehrin taşları, içimdeki duygulara benziyor. Biraz kırılgan, biraz sert ama hep yerli yerinde. Yüklemi olmayan bir cümle gibi; eksik ama tamamlayıcı.
Bir Yüklem Arayışı
Günlüklerimde, defterlerimde yazdıklarım hiç bitmiyor. İçimdeki hüsranı, heyecanı, belirsizliği… Her şey bir şekilde yazıya dökülüyor, ama her zaman eksik bir şeyler kalıyor. Bir eksiklik duygusu var. Duygularım bazen tam olarak cümlelerime yerleşmiyor. Yüklemi olmayan bir cümle gibi… Tam anlamıyla bir yere varamadan savruluyor. Kendimi kaybolmuş hissediyorum, sanki o kadar derin bir boşluğun içindeyim ki, ne bir yüklem ne de bir tamamlayıcı kelime var. Ama işte, bazen en gerçek anlar, cümleyi tamamlamadan önce başlar.
Bir gece, sabahın ilk ışıkları henüz penceremin perdesini aydınlatmamışken, yazı yazmaya başlamıştım. Düşüncelerim biriktikçe, ellerim klavye üzerinde hareket etmeye başladı. Ama bir şey eksikti. Her şeyim vardı: Hüzün, umut, belirsizlik… Fakat yazdığım cümleler hep yetersizdi. İşte o an fark ettim: Yüklemi olmayan cümleler benim içimde yaşadığım o duygu karmaşasını tam anlamıyla anlatabiliyorlardı.
Bir Hayal Kırıklığı, Bir Umut
Günlerden bir gün, yıllardır konuşmadığım bir arkadaşımla karşılaştım. Kayseri’nin en eski kafelerinden birindeydik. O an, eski dostumla otururken hissettiklerimi yazmaya çalıştım ama yine yüklemi olmayan cümleler dökülmeye başladı. “Herkes değişiyor, seninle de konuştuktan sonra, sanki bir şeyler farklıymış gibi hissettim,” dedim. Ama sözlerim bitmedi. O kadar eksik hissediyordum ki, anlatmak istediğim duyguyu tam olarak dile getiremiyordum. O eski arkadaşımın gözlerinde, hayatını yeniden kurma çabası vardı, bense kaybolan zamanın arkasında gizlenen hayal kırıklığını taşıyordum.
Kayseri’nin sokaklarında yürürken, eski dostumla bu kısacık karşılaşmamı düşündüm. Hayat devam ediyordu, ama bir eksiklik vardı. Kendimi hep eksik hissettim; bu şehre, bu dünyaya, bu anılara ne kadar sığabilirim ki? İşte tam burada, yüklemi olmayan cümlelerin bir anlam kazandığını düşündüm. İçimi dökebileceğim bir dil bulamıyorum, ama yavaşça anlıyorum ki; yüklemden önce, hissettiklerimiz zaten bir cümle oluşturuyor.
Bir Anlık Umut: Yüklemi Olmayan Cümle
Yüklemi olmayan cümle, bir anlamın tamamlanamadan eksik kalmasıdır. Bazen, o eksiklik de bir tamamlayıcıdır. Hayatımda her şeyin bir yeri var, ama o anı tam olarak yakalayamıyorum. Bu yazı da öyle, tam olarak tamamlanmış bir anlam yok. Ama ne garip ki, eksik hissettiğimde daha bir bütün hissediyorum. Bu cümleler, bir anlam arayışının yarısıdır. Aslında, belki de doğru olan şey, hiçbir şeyin kesin olmaması, her şeyin gelişiyor olmasıdır. Yüklemi olmayan cümleler, hayatın tam anlamıyla tamamlanmadığını kabul etmektir. Kendi eksikliğiyle bile bir bütünlük duygusu yaşamak.
Geceyi bekledim. Her şey beklediğim gibiydi. Ama beklemek, hayatta en çok hissettiğim duygulardan biriydi. Yüklemi olmayan cümleler gibi, beklemek de hep bir eksiklikten ibaretti. Ama bu eksiklik, bir umut da taşıyordu. Belki de hayatımda, her eksik şeyin içinde, tamamlanmayı bekleyen bir umut vardı.
Ve bu yazı, bir noktada sona erdi, ama aslında bitmedi. Yüklemi olmayan cümlelerin içinde, hayatın gerçek anlamını buluyorum.