Mest olduk ne demek?
“Mest olduk” ifadesi, son yıllarda sıklıkla karşımıza çıkmaya başladı. Hani şu dilimize yerleşen ve bir şekilde kendini günümüzün popüler jargonlarından biri haline getiren kelime. Kimilerine göre sadece bir şekilde bağıran, “çok hoşuma gitti!” anlamında kullanılan basit bir tepki, kimilerine göre ise bir tür kültürel yıkımın belirtisi. Peki, bu ifadeyi kullanırken gerçekten ne demek istiyoruz? Mesajı ne kadar net? Ve en önemlisi, “mest olduk” deyip geçmek, gerçekten neyi ifade ediyor?
İzmir’de büyüyen, sosyal medyada aktif, tartışmayı seven biri olarak, bu kelimenin etkisini gözlemlemek, üzerinde düşünmek zor olmuyor. Kimisi gülerek, kimisi de ciddiyetle kullanıyor. Ancak bu ifadenin tam olarak neyi temsil ettiği ve ne tür kültürel anlamlar taşıdığı konusunda derinlemesine bir analiz yapmak gerekiyor.
Mest olduk ifadesinin kökeni
Öncelikle, “mest” kelimesinin kökenine bir göz atalım. Dilimize Arapçadan geçmiş bir kelime olan “mest,” aslında bir anlamda sarhoşluk hali ya da bilinç kaybıdır. Kısacası, ne dediğini veya ne yaptığını tam anlamayan bir kişinin durumunu anlatır. Ancak günümüzde bu kelime, sarhoşlukla sınırlı kalmamış ve daha çok, bir şey karşısında aşırı derecede etkilendiğimiz, “sürüklenmiş” ya da “çok beğenilmiş” bir durumu tanımlar hale gelmiştir.
Ve işte burada “mest olduk” ifadesinin tam anlamını çözmek, aslında bizleri düşündürmeli. Çünkü burada mesele sadece sarhoşluk ya da etkilenmişlik değil, bir şeyin üzerimizde çok güçlü bir etki yaratması ve bunun sonucunda bir tür teslimiyet duygusudur. O kadar etkileniyoruz ki, bir kelimeyle bile her şeyin daha da anlam kazandığını hissediyoruz. Ama bu teslimiyet, gerçekten istediğimiz bir şey mi? Yoksa bir tür toplumsal baskının sonucu mu?
“Mest olduk” ifadesinin güçlü yanları
Hadi bir düşünelim: “Mest olduk” ifadesinin yaygınlaşmasının güçlü yanları neler olabilir? Öncelikle, kelime basit ama etkili. İnsanlar, sosyal medya ortamında, çok hızlı tüketilen içerikler arasında bu tür kelimeleri kullanarak kendilerini ifade etmeyi seviyorlar. Basit ama anlamlı… Bir tıkla kendini ifade edebilme özgürlüğü. Örneğin, bir konseri çok beğenmiş birinin “Mest olduk!” demesi, o anki heyecanı ve izlediği performans karşısındaki büyülenmişliği anlatmak için oldukça yerinde bir kullanımdır. Hızlı, enerjik, doğrudan ve anlaşılır. İhtiyacımız olan şey de aslında bu. Hızla geçip giden zaman diliminde, bir şeyin seni etkilemesi, bir anlam ifade etmesi yeterli.
Bir de kelimenin kullanımındaki özgürlükçü yanına değinelim. “Mest olduk” deyince, çok da ciddi bir şey söylemek zorunda değilsin. Herkes farklı bir şekilde kullanabilir ve anlam yüklüyebilir. Bu tür kelimeler, toplumsal yapıyı sorgulamadan, büyük bir eğlence ve paylaşım arzusuyla kullanılıyor. Kimi zaman bir şarkı, kimi zaman bir olay, kimi zaman da bir insan karşısında “mest olma” durumu yaşanabilir. Ve burada kullandığın dil de aslında toplumsal bağlamda seni tanımlar. İçeriği paylaşıyor, duyguyu yaşarken kolektif bir anlayışla iletişimi sürdürüyorsun.
Mest olduk ifadesinin zayıf yanları
Her şeyin bir artısı olduğu gibi, “mest olduk” ifadesinin de bazı zayıf yanları var. Bu kelime, bazen gerçek anlamından saparak gereksiz bir şekilde, her şeyin üzerine serpilmiş bir şeker gibi kullanılıyor. Hangi durumda kullanılması gerektiği konusunda bir karışıklık yaşanabiliyor. Hızla yayılmasının etkisiyle, kelimenin anlamı zamanla ne kadar bozuluyor, farkında bile olmuyoruz. Aslında, “mest olduk” demek yerine sadece bir şeyin “hoşuma gitmesi” ya da “beğenilmesi” gerektiği durumlar var. O zaman ne oluyor? Her olay, her durum bir şekilde dramatize edilip “mest olduk” diyerek abartılı bir şekilde sunuluyor. Gerçekten mest olduk mu, yoksa sadece geçici bir heyecan mı? Bu noktada kelimenin kendisi, belirli bir derinlikten ve anlamdan yoksun kalabiliyor.
Bir diğer zayıf yönü, toplumsal bir yapının parçası olmadan, sadece “toplum ne düşünüyorsa, ben de onu söyleyeyim” şeklindeki bir zihin yapısının etkisiyle kullanılabiliyor olması. Durumun “çok iyi, çok güzel, harika” gibi kalıplarla anlatılması, kelimenin ne kadar “standartlaştırıldığını” gösteriyor. Hani, bazen bir konuyu tam anlamadan, bir eğilim veya bir moda doğrultusunda takılmak… O kadar çok tekrar ediliyor ki, sonunda kelimenin gerçek anlamı kayboluyor.
Mest olduk ne kadar özgür bir ifade?
İzmir’de genç biri olarak, sosyal medya platformlarını sürekli takip eden birisi olarak, insanların “mest olduk” kelimesini kullanma şeklini gözlemlemek oldukça ilginç. Bir tıkla dünyadan haberdar olabilmek, günümüzün en büyük avantajlarından biri. Ancak bu durum, kelimelerin anlamını doğru kullanmaktan da bizi uzaklaştırıyor. Bir şeyin üzerinde düşünmek yerine, anlık duygularla hareket ediyoruz. “Mest olduk” demek, bazen derin bir anlam taşımaktan çok, anlık bir hissiyatı, toplumsal bağlamda “katılma” duygusunu ortaya koyuyor.
Peki, acaba gerçekten bir şeye “mest” olmak, o şeyin peşinden sürüklenmek mi demek? Yoksa aslında toplumsal bir baskıya boyun eğmek mi? Hangi durumlar daha “gerçek” mest olma durumlarıdır? Bunu sorgulamak gerek.
Sonuç: Mest olduk mu, yoksa sadece anlık heyecan mı?
Sonuç olarak, “mest olduk” kelimesinin içinde barındırdığı anlam geniş ve katmanlı bir şekilde karşımıza çıkıyor. Kimileri bu kelimeyi gerçekten bir şeyden etkilenmek, bir durumdan büyülenmek anlamında kullanırken, kimileri ise sosyal medyanın etkisiyle daha kolayca bu kelimeyi kullanabiliyor. Buradaki mesele ise, kullandığımız kelimenin arkasındaki duygunun samimi olup olmadığı. Kısa bir anlık heyecanın, kelimelere dökülerek toplumsal anlam kazandığı bu dönem, kelimenin kullanımını daha karmaşık hale getiriyor.
Ve şimdi size soruyorum: Gerçekten mest olduk mu? Yoksa sadece bir anlık heyecanla, toplumsal bir akıma kapıldık mı? Bu kelimeyi kullanırken, ne kadar kendimize ait bir anlam yüklüyoruz? Düşünmeye değer, değil mi?